25.01.2025-01.02.2025


Öncelikle İran’da benzin sudan ucuz (Bu espriyi yaptıktan sonra devam edebilirim🙂 Şaka değil. Bu arada benzinin litresi 1 TL, suyun litresi 4 TL)
İRAN GEZİSİNDEN SATIR BAŞLARI
-İran’da VPN olmadan Instagram, YouTube, Twitter’a giremiyorsunuz (X-VPN en ideali)
-İran telefon hattı: Irancell
-Taksi uygulaması: Snapp
-Motor çok, motorla da ulaşım var.
-Toplu taşımada kadın ve erkek yeri ayrı (Kadınlar erkeklerin olduğu yere geçebiliyor, erkekler kadınların olduğu yere geçemiyor)
-Kadınların çoğu siyah renkli giysi giyiyor.
-Meydanlara savaşta ölen insanların isimleri verilmiş, her yerde onların fotoğrafları var.
-Döviz karaborsada bozdurulur.
-Sokaklarda ahlak polisi görebilirsiniz (Başını ört!)
-Fotoğraf çekerken dikkatli olun, devlet binasını ve kadınları çekmeyin.
-Ulaşım ucuz (Şehir içi 30 km yol 65 TL, şehirler arası 200 km yol 65 TL)
-İran’da maaşlar düşük. En iyi polis 300 dolar, bir boyacı 400 dolar kazanıyor (Kaynak: Irancell’de çalışan posbıyıklı adam)
-İnsanlar yardımsever.
-Güvenli bir yer.
-Yeme içme ucuz. Bir öğün ortalama 150 TL.
İran’a AJet Hava Yollarının bir kampanyası sayesinde gittim. Gitmeden önce ne yalan söyleyeyim çok tedirgindim. Çünkü İran’la ilgili bahsedilen şeyler hoş şeyler değildi. Başımıza bir şey mi gelir, böbreğimiz mi alınır, bıçaklanır mıyız, hapse mi gireriz , tecavüze mi uğrarız😄 diye İran’a kafamızda deli sorularla gittik.
Öncelikle yukarıda düşündüğüm beni tedirgin eden şeylerin asılsız olduğunu gördüm. Anlatacağım…🙂



Tahran’da İmam Humeyni Uluslararası Havalimanına indiğimde ilk işim para bozdurmak oldu. Genelde döviz ile gelmemiz yönünde tavsiye almıştık. Ancak havalimanında döviz ile İran riyali arasında muazzam makas vardı. Türk parası ve İran riyali arasında ise hiç makas yoktu. Hatta Türk parasından fazla İran riyali aldığımı söyleyebilirim🙂 Tabii limit 1000 TL idi. Ben de yanımda ne olur ne olmaz diye 1000 TL götürmüştüm😃
Havalimanında döviz bürosuna giderken etrafınızı bir takım adamlar çeviriyor. İran’ın resmî döviz kuruyla karaborsadaki döviz kuru farklı. Resmî döviz kuru daha düşük. Bu yüzden herkes dövizi karaborsada bozduruyor. Bu adamlar bol sıfırlı karışık İran parasından da faydalanarak bazı arkadaşlarımızı dolandırabilirler. Bunun canlı örneği var.


İran’ın başkenti Tahran’a indiğimde merkeze nasıl gideceğimi bilemiyordum. Çünkü bize daha önce anlatılan taksilerin ucuz olduğuydu. Bütün planı taksiyle merkeze gideceğim üzerine kurmuştum. Tabii bazı taksicilere dikkat etmemiz gerektiği söylenmişti. Neyse aklıma bir şey geldi. Dedim ki bu koca şehrin metro hattı yok mu acaba? Bir baktım, metro tabelası var🙂 Havalimanına entegre bir metro hattı vardı.
Yaklaşık 1 saat metroyu bekledikten sonra şehir merkezine metroyla gittim. Metronun bileti 2 TL ve gidiş dönüş şeklinde veriliyordu. Yani tek yön 1 TL diyebiliriz. Bu metroların belirli hareket saatleri var. Örneğin havalimanına giden metronun hareket saati 17:30’da, diğer metronun hareket saati 22:00’da bitiyordu. Metro sadece havalimanına değil, şehirlerarası otobüs terminallerine de gidiyor. Bilginiz olsun.



Hostelime doğru giderken İranlı bir yazılımcı ile tanıştım. Kendisi Türkiye’den 400.000 $’a ev aldığını ve bu sayede vatandaş olduğunu söyledi. İran’a da bir işi olduğu için gelmişti. Tekrar İran’a dönüp dönmeyeceğini sordum, Türkiye’de mutlu olduğunu, İran’a dönmeyi düşünmediğini söyledi. “Evim Bağdat Caddesi’nde, onun onarımı ile uğraşıyorum” dedi. Metroda giderken durduğumuz durakların kısaca tanıtımını yaptı. Bu şekilde hostelime yakın olan Sa’di durağına geldim.
Telefon hattım burada işlevsiz olduğu için ve henüz İran’da bir telefon hattı almadığım için hosteli bulmakta biraz zorlandım. Bir gezgin için harita olmazsa olmazdır. Kaldığım hostel, Hostel Heritage’ydi. Dört kişilik yurt odasında dokuz avro karşılığında kahvaltı dâhil şekilde kaldım. Burada Türkiye’den gelen bazı arkadaşlarla da tanıştım. Onlara da selam olsun🙂




Hostele yerleştikten sonra dışarı çıkıp İran telefon hattı almaya gittim. Yine harita olmadığı için sorarak, zorlanarak bir tane Irancell ofisi buldum. Buradan 175 TL karşılığında içinde 10 GB olan bir hat aldım. Bu arada bu internet İranlılara daha ucuz. Çünkü ben bu 10 GB interneti bitirdiğimde bir İranlıdan bana kontör yüklemesini rica ettim. İranlı arkadaş 10 TL karşılığında bana 5 GB internet yükledi.
Hattı aldıktan sonra Tahran’da dolaşmaya başladım. Gülistan Sarayı’na gittim. İran’ın meşhur yemeği chelo kebabı yedim. İran’da müzeler turistlere 3 $. İranlılara bu çok çok daha ucuz. Tahran’da bir çok müze vardı ama indiğimiz ülke o kadar ilginçti ki yani her şey ilginç geliyordu. Müzelere vakit bile kalmadı. İlk defa geliyorduk. Yaşam tarzı, giyim kuşamı, mimarisi, her şey çok ilginçti. Yani aslında bir açık hava müzesinde geziyor gibiydim. Dolayısıyla müzelere girmeye çok fazla ihtiyaç duymadım, zamanım da yetmedi.
Tahran’dan sonra geleneksel evleri ile öne çıkan Kaşan şehrine gittim. Gidişi otobüsle ve 65 TL gibi bir ücretle yaptım. Kaşan’da Erdebil’den gelen bir çift ile tanıştım. Erdebil’de Azeri Türkleri yaşıyormuş. Onlar şehrin gül suyuyla meşhur olduğunu söylediler. Safran çayı içtik, çayın içine gül suyu koymuşlardı. Evet, burada gül suyu aynı zamanda içiliyordu. İlk defa böyle bir şey gördüm. Kaşan çok fazla cazibesi olan bir yer değildi açıkçası. Geleneksel evler, bir tane kapalı çarşısı vardı. İran’daki diğer şehirler kıyasla çok da bir cazibesini göremedim. Halkı da yabancıya çok aşina değildi. Otelin gecelik oda ücreti 450 TL idi. Odada çift kişilik yatak mevcuttu. Kaldığım yerin adı Shirin Hotel&Hostel idi ve buranın kahvaltısı, interneti kötüydü. Oda iyiydi.
Kaşan’dan sonra İsfahan’a geçtim. İsfahan İran’da gördüğüm üç şehir içinde en beğendiğim şehir oldu. Tahra’daki o gürültü, trafik, kalabalık İsfahan’da yoktu. Tarihî binaları, çarşıları, caddeleri, köprüleri, kozmopolit yapısı… Gerçekten beğendiğim bir şehir oldu.



İsfahan’da yine Hostel Heritage’de kaldım. Tahran’daki ile aynı şirketinmiş. Burada da Türkiye’den gelenler vardı. Sadece Isparta’dan gelen bir kadın öğretmenle tanışabildim. Tek başına geldiğini söyledi. Kadın vurgusunu özellikle yapıyorum çünkü erkeklerin bile yanında bir erkekle geldiği bir coğrafyaya tek başına gelmek cesaret ister.
İsfahan’daki en popüler yer Nakşı Cihan Meydanı. Burada büyük bir meydan, Ali Paşa Sarayı, Şeyh Lütfullah Cami gibi eserler de var. Ali Paşa Sarayı’ndan Nakşi Cihan Meydanı’nın muazzam bir görüntüsü var. Giriş yine 3 dolar. Nakşı Cihan Meydanı’nı boydan boya çevreleyen kapalı çarşılar var. Dedim ya İsfahan çarşıları ile meşhur. İsfahan’da Si O Se Pol Köprüsü, Kırk Sütün Sarayı ve Vank Katedrali’ne de gittim.
İsfahan’ın kozmopolit bir yer olduğunu söylemiştim. Ziyaret ettiğim Vank Katedrali, İsfahan’ın Ermeni Mahallesi Culfa’daydı.
İsfahan’da iki gün kaldıktan sonra zamanım azaldığı ve uçuşum olduğu için Tahran’a döndüm. Tahran’da son kez Azadi Meydanı ve Anıtı’nı, çarşıları gezdim. Altı günlük İran gezimde 108 km yürüdüm. En son Sadabat Sarayı’na gidecektim, üşendiğim için gidemedim🙂

Yorum yazabilirsiniz.