Daha önce iki defa doğu ekspresi ile geldiğim Kars’a bu sefer uçak ile geldim.
Kars-İstanbul arası tam iki saat yirmi dakika sürdü. Uçakla iki saat süren bir mesafenin otobüsle gelişini düşünemiyorum. Gerçi Doğu Ekspresi’yle geldiğim zaman Ankara-Kars arası trenle 24 saat sürmüştü. O kadar uzak bir yer… İnsan bu kadar uzak bir yere avantajlı ve konforlu bir şekilde gelince ister istemez daha çok keyif alıyor. 🙂
(Uçakla gidiş-dönüş 1400 TL A-jet)


Kars’ta ilk gözüme çarpan, binaların şekilsizliği oldu. Daha önceki gelişlerim sömestr tatillerine denk geldiği için Kars’ın sadece karlar altındaki halini görmüştüm. Kar, tabiri caizse, bütün kusurları örtüyor, sadece görülmesi gereken yerleri gösteriyordu. Bu görülecek yerler de genelde Ruslardan kalan Baltık mimarisi eserler ya da Ermenilerden kalan tarihi binalardı.
Bir gece kalacağım için ETS Tur üzerinden en uygun konaklama seçeneklerine baktım. Konak Hotel 2 adlı bir yeri seçtim. Gecelik fiyat 560 TL gibi uygun bir fiyattı. Odanın çok konforlu olduğunu söyleyemem ama işimi gördüğünü söyleyebilirim. Otel odası tabiri caizse Saddam’ın yakalandığı sığınağa benziyordu:) Bu arada ETS Tur, Maximum kartlara 6 ay vade farksız taksit yapıyor (16.03.2025). Bunu da hatırlamışken belirteyim. Ben de her gezimi taksitlendiriyor , harcadığım paranın enflasyon karşısında erimesini umuyorum..



- Gün: Kars Kalesi ve Çevresi
Birinci gün Kars Kalesi ve çevresini gezmeye karar verdim. Kars Kalesi, şehri tamamen görebileceğiniz bir yüksekliğe sahip. Eğer Kars’ı kuşbakışı görmek istiyorsanız, burası çok doğru bir seçenek olacaktır. Yolu biraz dik. O kadar dik ki daha önceki gelişlerimde çocuklar, buranın yolunu karda kaymak için kullanmış ve yolu buzdan pürüzsüz bir hale getirmişlerdi. Ben inmeye çalışırken dengede kalmak için büyük çaba sarf etmiştim. Kaç defa düştüğümü hatırlamıyorum. Kayarak inmeye çalıştığımda ise elimi yere koyma gafletinde bulunmuş, elimin yandığını hissetmiştim. Buzun yakıcı etkisi olduğunu burada fark ettim.
Kars Kalesi’nin etrafının biraz daha düzenli olduğunu söyleyebilirim. Burada tarihi Taş Köprü, Namık Kemal Kültür Merkezi, Kümbet Camii (eski bir Ermeni kilisesi) gibi yerler var. Daha önce Namık Kemal Kültür Merkezi’nde bir âşık atışması izlemiştim. Dışarıda yağan kar, içeride ise âşıkların atışmasıyla ısınan bir ortamda müthiş zaman geçirmiştik. Bu vesileyle Kars’ın âşıklarının da meşhur olduğunu söyleyeyim.


Otelde biraz dinlendikten sonra, gece âşık atışması olan bir yeri bulmak için yola çıktım. Yolda birkaç vatandaşa sordum. Âşıkların belli bir mekânı olmadığını öğrendim. Çoğu insanın böyle etkinliklerden bihaber olduğunu fark ettim. Yürürken Pușkin Kafe diye bir yere denk geldim. İçeride Kafkas oyunları oynayan bir grup vardı. İçeri girip girmemekte tereddüt ettim. Ortam kalabalık olduğu ve dışarıdan şenlik havası göründüğü için uzaktan izlemek daha keyifli geldi. Görsel bir şölen izliyor gibiydim. Bir süre dışarıdan seyrettim, eğlence bitince de oradan ayrıldım.
Urfa’da nasıl sıra gecesi yapılıyorsa, Kars’ta da geceleri Kafkas oyunları ve âşık atışmaları düzenleniyor. Gece biraz etrafı dolaştım. Çeşitli yerlerde semaverlerin etrafında toplanan insanlar gördüm. Soğuk iklimden dolayı çay, Karslılar için hayatın bir parçası olmuş. Şehirde bir çay evi kültürü var. Her yerde çayhaneler bulunuyor. Ramazan ayı olduğu için genelde iftardan sonra açılıyorlardı.



- Gün: Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü
İkinci gün, otelin tavsiye ettiği turla gitmek için beklemeye başladım. Uçağım erken saatte olduğu için açıkçası yerel tura katılmakta tereddüt ettim. Ancak turu düzenleyen kişi, bu konuda endişelenmemem gerektiğini, beni havaalanına bırakacağını söyledi. Klasik bir tur minibüsü beklerken, eski model bir Doğan SLX geldi. Tur’a katılan kişi sayısı da benimle beraber sadece üç kişiydi. Bizi gezdirecek olan kişi genelde şehirlerarası şoförlük yapan, kendi çapında para kazanmaya çalışan biriydi. Bu butik tur benim de işime geldi. Hem insan sayısı azdı hem de gezilecek yerler daha pratik bir şekilde gezilebiliyordu. Büyük grupları kontrol etmek zor ve stresli olduğundan, bu şekilde çok daha rahat oldu.

TUR ARABAMIZ 🙂
Butik turun ücreti 400 TL idi. Havaalanına bırakması koşuluyla ekstra 200 TL daha verecektim. Önce Kars Peynir Müzesini, sonra sırasıyla Sarıkamış Harekatı’nı anlatan Kafkas Müzesini, ardından Ani Harabelerini ve son olarak Çıldır Gölünü gezdik. Peynir Müzesi’nden gravyer, eski kaşar ve kaşar peyniri aldım. Gravyer peynirini gerçekten çok beğendim. Fiyatlar İstanbul’a göre oldukça makuldü. (Kg: 300-350 TL.)




Ani Harabeleri, Ermenistan sınırında bulunuyor. Ani, eski bir Ermeni yerleşkesi. Aynı zamanda o dönemde İpek Yolu üzerinde yer alıyordu. “Bin Kiliseli Şehir” olarak anılıyor. Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan tarafından fethedilince birtakım değişiklikler yapılmış, yeni eserler inşa edilmiş. Bunlardan biri de Manuçehr Camii. Ermeniler, Ani şehrinin fethedilmesini içlerine sindirememiş olacak ki sınırın hemen yakınına bir taş ocağı kurmuşlar. Burada meydana getirilen şiddetli patlamalar yüzünden bugün Ani’de ayakta pek fazla yapı kalmamış.



Ani Harabeleri’nden sonra Çıldır Gölüne gittik. Ani’den buraya yolculuk yaklaşık 1 saat sürdü. Gittiğimizde gölün belli bir kısmı hâlâ donmuştu. Jandarma kontrolünde izin veriliyordu. Yakın yerler yasak olmasına rağmen bazı insanlar kaçak olarak buz tabakasının üzerine çıkıyormuş. Neyse ki bizim gittiğimiz yer güvenliydi.
Göl üzerinde ve etrafında yapılan belli başlı aktiviteler var:
• Göl üzerinde atlı kızak ya da kar motoruyla tur atabiliyorsunuz.
• Göl kenarında balık restoranları bulunuyor. Bunlardan en meşhuru Atalay’ın Yeri. Ancak uzak olduğu için biz daha yakın bir restorana gittik. Menü 550 TL idi.
Menüde, gölden çıkarılan İsrail sazanı vardı. Rivayete göre bu balık, buraya balıkçılar tarafından bırakılmış ve istilacı bir tür olduğu için gölde başka balık bırakmamış. Eti az ve biraz sertti. Lezzeti 10 üzerinden 6 diyebilirim.



Çıldır Gölü dönüşü, şoförümüz beni havaalanına bıraktı. Kars Havaalanı, merkeze 10 dakika uzaklıkta. Servisler 50 TL alıyor. En son anlaştığımız ücreti (600 TL) şoföre verip vedalaştım. Şoförün telefon numarasını almayı ihmal etmedim çünkü geziden gerçekten memnun kaldım.
Kars gezim bu şekilde sona erdi.

Yorum yazabilirsiniz.